
Ersan Gülmez
Hayal, emeğe değdiğinde ad olur.

Elazığ'dan bir çocuk, İstanbul'a bir hayal.
Ersan Gülmez, Elazığ'ın dar sokaklarında büyüdü. Cebinde sermaye yoktu ama kafasında hep bir şey vardı: kendi adını taşıyan bir iş kurmak.
İlk adımı gümüş oldu. Küçük bir dükkân, Doa Gümüş. Sabahın beşinde açılır, gecenin birinde kapanırdı. Her müşteriye aynı söz verilirdi: “Al, götür, göster. Beğenmezsen benim paramı ver.” O söz bugün de geçerli.

“Bunu satabilir misin?”
Gümüşten saate geçiş bir tesadüf değildi. Bir müşteri kolundaki Rolex'i gösterdi, “Bunu satabilir misin?” dedi. Sattı. Sonra bir tane daha. Sonra bir tane daha.
“Pazarcı gibi bağırarak saat satılmaz” dediler. Ersan ezberleri bozdu. Fiyatı açık söyledi, ürünün arkasında durdu, sertifikasını verdi. Müşterisinin yanında durdu. Lüks sektörü buna alışık değildi — ama müşteri alıştı.

Abdi İpekçi Caddesi'nde bir dükkân. Adı: Ersan Diamond.
Rolex, Patek Philippe, Audemars Piguet, Hermès, pırlanta. Dükkân büyüdü, koleksiyon genişledi ve etrafında milyonu aşan bir topluluk oluştu.
Ama bir şey hiç değişmedi: müşteriye verilen söz.

At peşinde koşan eller, bugün Hermès tutuyor.
“Al, götür, göster. Beğenmezsen geri getir.”
Bağlı kaldıklarımız
- Orijinallik
- Sattığımız her parça incelenir ve yazılı orijinallik raporuyla teslim edilir.
- Şeffaflık
- Fiyat, durum, süreç — her şey açık.
- Uzmanlık
- 10 yılı aşkın sektör deneyimi.
- Güven
- İlk dükkândan bu yana tutulan söz.
Kapımız her zaman açık.
34365 Şişli / İstanbul